CHP, uzlaşma ve dayanışmanın, hoşgörü ve barışın, eşitlik ile özgürlüğün partisidir.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin amacı, barışçı, kendi içinde ve demokrasi üzerinde uzlaşabilmiş, adaletli bir toplum oluşturmaktır. Partimizin programı, toplumsal barış programıdır. Türkiye'nin tarihsel sürekliliği ile değişim özlemini, gelenek ile yenileşme arayışını, geçmiş ile geleceği bütünleştirip yansıtmaktadır.
CHP'nin "Cumhuriyetçilik" ilkesi, demokrasi bağlamındaki bir büyük uzlaşmayı da içermektedir. Cumhuriyetin temelindeki anlayış, bu beraberliği oluşturan tüm insanların eşitliği ve bütünlüğü anlayışıdır. CHP, ulusun egemenliğini, bağımsızlığını cumhuriyetçiliğin temel kuralı olarak benimser ve savunur. Bu anlayış gerçek bir barışın temel zeminidir.
CHP programının “etnik duyarlılıklara demokratik çözüm” ilkesi, ülkemizde kültürel çoğulculuğa ve iç barışa açılan penceredir.
Cumhuriyet Halk Partisi, tüm topluma refah götürmeyi amaçlarken, özgürlük ve eşitlik ideallerinin bütünlüğünde, sosyal demokrat anlayışların zemininde, geleceğin barışçı ve üretken Türkiye'sini yeniden kuracaktır.
İç barışın temel taşlarından birisi laikliktir. Laiklik, toplumdaki farklı inançların barış içinde birlikte yaşama yöntemidir. Laikliğin temel özelliği, toplumun bütünlüğüne katkı yapmasıdır; barışı ve karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü kurumsallaştırmasıdır.
Çağımızda bir ulusun barış içinde yaşayabilmesi dünya barışından soyutlanamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, dış dünyada ve çevremizde oluşmakta olan gelişmeler karşısında, ulusal güvenliği geliştirici adımlardan ödün vermeksizin Atatürk'ün, "yurtta barış, dünyada barış" anlayışına dün olduğu gibi bugün de sahip çıkmaktadır.
Demokratik Kitle Örgütleri
Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, katılım imkanlarını çoğaltılması, demokratik kitle örgütlerinin siyasi hayat üzerindeki etkinliğini güçlendirecektir.
Dürüst kamu yönetimi, katılım, çoğulculuk dayanışma, CHP’nin politikalarında vazgeçilmez öneme sahiptir. CHP, devletin işleyişinde katılımcılığı öngörür; yönetenle yönetilen karşılığının giderilmesini amaçlar.
CHP’nin siyasal mücadelesinde, Genel Başkandan en sade üyeye kadar, demokratik kitle örgütleri ve onun en önemli unsuru olan ve işçi sendikalarıyla dayanışmaya büyük önem verilmektedir.
Bu nedenle, sivil toplum yapılanması desteklenecek ve geliştirilecektir. Okul-aile birliklerinden, sendikalara, meslek odalarına, tüketiciyi koruma hareketlerine, yöresel güzelleştirme derneklerinden çevreci kuruluşlara, dayanışma yahut ortak ilgi topluluklarına kadar tüm yurttaş beraberlikleri özendirilecektir. Amaç, "sıradan yurttaşın" sivil kurumlar aracılığıyla ülkede etkin olması, devlet karşısında edilgenlikten çıkarılmasıdır.
Devlette, işyerinde, belediyelerde, üniversitelerde ve mümkün olan her ortamda, katılım, temel bir yaklaşım olacaktır. Kararlar, o kararla ilgili olan çevrelere ve insanlara sistemli şekilde danışılarak oluşturulacaktır. Katılım imkanları genişletilecek, dayanışmayı sağlayan özelliklerden en geniş biçimde yararlanılacaktır.
Toplumsal dayanışma, halkın yönetim sorumluluğunu üstlenmesiyle, dengeli ve hakça gelir dağılımıyla ve vergilemeyle, yaygın sosyal güvenlikle, kamusal hizmet kuruluşlarıyla, gönüllü sivil toplum örgütleriyle sağlanır. CHP demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, “örgütlü sivil toplum yapısının” güvencesi olarak görmektedir.