Barış
chp_logo_5a.gif Barış

CHP, uzlaşma ve dayanışmanın, hoşgörü ve barışın, eşitlik ile özgürlüğün partisidir.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin amacı, barışçı, kendi içinde ve demokrasi üzerinde uzlaşabilmiş, adaletli bir toplum oluşturmaktır. Partimizin programı, toplumsal barış programıdır. Türkiye'nin tarihsel sürekliliği ile değişim özlemini, gelenek ile yenileşme arayışını, geçmiş ile geleceği bütünleştirip yansıtmaktadır.

CHP'nin "Cumhuriyetçilik" ilkesi, demokrasi bağlamındaki bir büyük uzlaşmayı da içermektedir. Cumhuriyetin temelindeki anlayış, bu beraberliği oluşturan tüm insanların eşitliği ve bütünlüğü anlayışıdır. CHP, ulusun egemenliğini, bağımsızlığını cumhuriyetçiliğin temel kuralı olarak benimser ve savunur. Bu anlayış gerçek bir barışın temel zeminidir.

CHP programının “etnik duyarlılıklara demokratik çözüm” ilkesi, ülkemizde kültürel çoğulculuğa ve iç barışa açılan penceredir.

Cumhuriyet Halk Partisi, tüm topluma refah götürmeyi amaçlarken, özgürlük ve eşitlik ideallerinin bütünlüğünde, sosyal demokrat anlayışların zemininde, geleceğin barışçı ve üretken Türkiye'sini yeniden kuracaktır.

İç barışın temel taşlarından birisi laikliktir. Laiklik, toplumdaki farklı inançların barış içinde birlikte yaşama yöntemidir. Laikliğin temel özelliği, toplumun bütünlüğüne katkı yapmasıdır; barışı ve karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü kurumsallaştırmasıdır.

Çağımızda bir ulusun barış içinde yaşayabilmesi dünya barışından soyutlanamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, dış dünyada ve çevremizde oluşmakta olan gelişmeler karşısında, ulusal güvenliği geliştirici adımlardan ödün vermeksizin Atatürk'ün, "yurtta barış, dünyada barış" anlayışına dün olduğu gibi bugün de sahip çıkmaktadır.

Demokratik Kitle Örgütleri

Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, katılım imkanlarını çoğaltılması, demokratik kitle örgütlerinin siyasi hayat üzerindeki etkinliğini güçlendirecektir.

Dürüst kamu yönetimi, katılım, çoğulculuk dayanışma, CHP’nin politikalarında vazgeçilmez öneme sahiptir. CHP, devletin işleyişinde katılımcılığı öngörür; yönetenle yönetilen karşılığının giderilmesini amaçlar.

CHP’nin siyasal mücadelesinde, Genel Başkandan en sade üyeye kadar, demokratik kitle örgütleri ve onun en önemli unsuru olan ve işçi sendikalarıyla dayanışmaya büyük önem verilmektedir.

Bu nedenle, sivil toplum yapılanması desteklenecek ve geliştirilecektir. Okul-aile birliklerinden, sendikalara, meslek odalarına, tüketiciyi koruma hareketlerine, yöresel güzelleştirme derneklerinden çevreci kuruluşlara, dayanışma yahut ortak ilgi topluluklarına kadar tüm yurttaş beraberlikleri özendirilecektir. Amaç, "sıradan yurttaşın" sivil kurumlar aracılığıyla ülkede etkin olması, devlet karşısında edilgenlikten çıkarılmasıdır.

Devlette, işyerinde, belediyelerde, üniversitelerde ve mümkün olan her ortamda, katılım, temel bir yaklaşım olacaktır. Kararlar, o kararla ilgili olan çevrelere ve insanlara sistemli şekilde danışılarak oluşturulacaktır. Katılım imkanları genişletilecek, dayanışmayı sağlayan özelliklerden en geniş biçimde yararlanılacaktır.

Toplumsal dayanışma, halkın yönetim sorumluluğunu üstlenmesiyle, dengeli ve hakça gelir dağılımıyla ve vergilemeyle, yaygın sosyal güvenlikle, kamusal hizmet kuruluşlarıyla, gönüllü sivil toplum örgütleriyle sağlanır. CHP demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, “örgütlü sivil toplum yapısının” güvencesi olarak görmektedir.


Bu kategori şu anda boş

  • Sosyal Adalet  ( 3 öğe )
    Sosyal Adalet

    Sosyal demokrasi son tahlilde, imtiyazları, fırsatları, kültür ve eğitimi, sağlık hizmetlerini, sosyal güvenliği, zenginlikleri ve mutluluğu en geniş kitlelere yaymanın ve ulaştırmanın iddiasıdır; sürekli bir adalet arayışıdır. Sosyal adaletin sağlanması, öncelikle sosyal demokrasinin işidir.

    Bu bağlamda, eğitim ve sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliğini, herkese sosyal güvenliği, gelir dağılımında adaleti, sahipsizlere sahip çıkılmasını hedef alan, etkin, verimli, duyarlı bir sosyal devlet yapısı gerçekleştirilecektir.

  • Üretim  ( 5 öğe )
  • Demokrasi  ( 5 öğe )
  • Önce Emek  ( 5 öğe )
    Önce Emek

    Türkiye'de emeğin büyük kısmı, toplumun en fazla sömürülen, demokratik hakları en fazla engellenen kesimidir. Cumhuriyet Halk Partisi, öncelikle emeğin tarafı, emeğin kitle partisidir. CHP’de emekçilerin talepleri öncelik taşımaktadır.

    Sosyal demokrasinin ve sol bir parti olarak CHP'nin tercihi, toplumun tümüne esenlik getirmek, büyük kitlelerin, geniş tanımıyla emek kesimlerinin yararını savunmaktır; öncelikle onların temsilcisi olabilmektir.

    Teknolojinin gelişimi ve yeni toplumsal ayrışma ölçütlerinin oluşumu, çağımızda emeğe yeni bir boyut getirmiştir. Çalışanlar, klasik tanımındaki kol ve kafa emekçilerinin yanı sıra, sanatçılardan iş yöneticilerine, serbest meslek sahiplerinden doğrudan üretici çiftçilere, zanaatkâr ve esnafa kadar geniş bir kesimi kapsamaktadır.

    Emek, el ve düşün emeği ayrımı gözetilmeksizin, niteliğine ve üretkenliğine göre, toplum ve insanlık için yararlılığına göre, güçlülüğüne veya tehlikelerine göre, maddi ve manevi karşılığını almalıdır. Emeğin bu ölçütlere göre bulacağı karşılık toplumda denge ve eşitlik sağlanmasına katkı getirmelidir.

    Sosyal demokrasi, emek ile sermaye arasında taraflardan birini karşısına alarak ona haksızlık yapan, adaletsiz davranan bir karşıtlığın ifadesi değildir; kendi işlevini toplumun sadece bir kesitini gözetmekle sınırlı tutan bir siyaset değildir. Sosyal demokrasi ve CHP, temel tercih olarak, açık ve net olarak, sermaye yönlü sağ partilerden farklı olarak, emeğin tarafıdır.

     
     
  • Önce Ahlak  ( 2 öğe )
    Önce Ahlak

    Siyasette ve kamu yönetiminde kirlenme toplumumuzun en öncelikli sorunlarından biridir. Yolsuzluk, rüşvet, suiistimal ve kayırmalar sosyal barışı kökünden sarsmaktadır. Bu erdemsiz görüntü halkımızın merkezi ve yerel yönetimlere olan güvenini yok etmekte, demokrasimizin gelişmesi engellenmektedir.

    Yolsuzluk, vurgun ve siyasi kayırmacılığın devleti kuşattığı, iktidarları teslim aldığı, herşeyin yozlaştığı ve ahlaki idealizmin küçümsendiği bir zaman kesitinde, CHP, “erdem mücadelesi” nin öncüsü olmuştur. CHP’nin özlediği ve önerdiği Türkiye, CHP’nin geçmişte sorumluluğunu taşıdığı Türkiye gibi, ahlakın, namusun, erdemin ve emeğe saygının Türkiye’si olacaktır.

    Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi ahlak kurallarının yaşama geçirilmesi ve milletvekili dokunulmazlığının kısıtlanması ile “siyaset, ticaret ve medya” arasındaki ilişkilerin koparılmasını demokrasimizin en önemli ihtiyaçlarından biri olarak görür.