CHP ve Demokratik Kitle Örgütleri Temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ile karar süreçlerine katılım yollarının çoğaltılması, demokratik kitle örgütlerinin siyasi hayat üzerindeki etkinliğinin güçlendirilmesinin temel dayanaklarıdır. Dürüst kamu yönetimi, katılım, çoğulculuk, dayanışma, CHP’nin politikalarında vazgeçilmez öneme sahiptir. CHP, devletin işleyişinde katılımcılığı öngörür; yönetenle yönetilen karşıtlığının giderilmesini amaçlar. CHP’nin siyasal mücadelesinde, demokratik kitle örgütleri ve onun en önemli unsuru olan sendikal örgütlenmelerle dayanışmaya büyük önem verilmektedir. Bu nedenle, demokratik kitle örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve geliştirilmesi her zaman CHP’nin öncelikleri arasındadır. Okul-aile birliklerinden sendikalara, meslek odalarından tüketiciyi koruma hareketlerine, yöresel güzelleştirme derneklerinden çevreci kuruluşlara, dayanışma birliklerinden ortak ilgi topluluklarına veya kozalara kadar tüm yurttaş beraberlikleri özendirilecektir. Amaç, "sıradan yurttaşın" sivil kurumlar aracılığıyla ülkede etkin olması, devlet karşısında edilgenlikten çıkarılmasıdır. Merkezi devlet kurumlarında, yerel yönetimlerde, üniversitelerde, özel işyerlerinde, apartman, site, mahalle yönetiminde ve mümkün olan her ortamda, katılımcı yaklaşım teşvik edilecektir. Kararlar, o kararla ilgili olan çevrelere ve insanlara sistemli şekilde danışılarak oluşturulacaktır. Katılım imkanları genişletilecek, dayanışmayı sağlayan özelliklerden en geniş biçimde yararlanılacaktır. Toplumsal dayanışma, halkın yönetim sorumluluğunu üstlenmesiyle, dengeli ve hakça gelir dağılımıyla ve adil vergilemeyle, yaygın sosyal güvenlikle, kamusal hizmet kuruluşlarıyla, gönüllü sivil toplum örgütleriyle sağlanır. CHP demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, “örgütlü sivil toplum yapısının” güvencesi olarak görmektedir. |
Bu kategori şu anda boş
|
-
Sosyal Adalet
( 3 öğe )
Sosyal Adalet Sosyal demokrasi son tahlilde, imtiyazları, fırsatları, kültür ve eğitimi, sağlık hizmetlerini, sosyal güvenliği, zenginlikleri ve mutluluğu en geniş kitlelere yaymanın ve ulaştırmanın iddiasıdır; sürekli bir adalet arayışıdır. Sosyal adaletin sağlanması, öncelikle sosyal demokrasinin işidir. Bu bağlamda, eğitim ve sağlık hizmetlerinde fırsat eşitliğini, herkese sosyal güvenliği, gelir dağılımında adaleti, sahipsizlere sahip çıkılmasını hedef alan, etkin, verimli, duyarlı bir sosyal devlet yapısı gerçekleştirilecektir.
-
Üretim
( 5 öğe )
-
Demokrasi
( 5 öğe )
-
Önce Emek
( 5 öğe )
| Önce Emek | Türkiye'de emeğin büyük kısmı, toplumun en fazla sömürülen, demokratik hakları en fazla engellenen kesimidir. Cumhuriyet Halk Partisi, öncelikle emeğin tarafı, emeğin kitle partisidir. CHP’de emekçilerin talepleri öncelik taşımaktadır. Sosyal demokrasinin ve sol bir parti olarak CHP'nin tercihi, toplumun tümüne esenlik getirmek, büyük kitlelerin, geniş tanımıyla emek kesimlerinin yararını savunmaktır; öncelikle onların temsilcisi olabilmektir. Teknolojinin gelişimi ve yeni toplumsal ayrışma ölçütlerinin oluşumu, çağımızda emeğe yeni bir boyut getirmiştir. Çalışanlar, klasik tanımındaki kol ve kafa emekçilerinin yanı sıra, sanatçılardan iş yöneticilerine, serbest meslek sahiplerinden doğrudan üretici çiftçilere, zanaatkâr ve esnafa kadar geniş bir kesimi kapsamaktadır. Emek, el ve düşün emeği ayrımı gözetilmeksizin, niteliğine ve üretkenliğine göre, toplum ve insanlık için yararlılığına göre, güçlülüğüne veya tehlikelerine göre, maddi ve manevi karşılığını almalıdır. Emeğin bu ölçütlere göre bulacağı karşılık toplumda denge ve eşitlik sağlanmasına katkı getirmelidir. Sosyal demokrasi, emek ile sermaye arasında taraflardan birini karşısına alarak ona haksızlık yapan, adaletsiz davranan bir karşıtlığın ifadesi değildir; kendi işlevini toplumun sadece bir kesitini gözetmekle sınırlı tutan bir siyaset değildir. Sosyal demokrasi ve CHP, temel tercih olarak, açık ve net olarak, sermaye yönlü sağ partilerden farklı olarak, emeğin tarafıdır. | | | |
-
Önce Ahlak
( 2 öğe )
Önce Ahlak Siyasette ve kamu yönetiminde kirlenme toplumumuzun en öncelikli sorunlarından biridir. Yolsuzluk, rüşvet, suiistimal ve kayırmalar sosyal barışı kökünden sarsmaktadır. Bu erdemsiz görüntü halkımızın merkezi ve yerel yönetimlere olan güvenini yok etmekte, demokrasimizin gelişmesi engellenmektedir. Yolsuzluk, vurgun ve siyasi kayırmacılığın devleti kuşattığı, iktidarları teslim aldığı, herşeyin yozlaştığı ve ahlaki idealizmin küçümsendiği bir zaman kesitinde, CHP, “erdem mücadelesi” nin öncüsü olmuştur. CHP’nin özlediği ve önerdiği Türkiye, CHP’nin geçmişte sorumluluğunu taşıdığı Türkiye gibi, ahlakın, namusun, erdemin ve emeğe saygının Türkiye’si olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi, siyasi ahlak kurallarının yaşama geçirilmesi ve milletvekili dokunulmazlığının kısıtlanması ile “siyaset, ticaret ve medya” arasındaki ilişkilerin koparılmasını demokrasimizin en önemli ihtiyaçlarından biri olarak görür.
|