CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi Yazdır E-posta
   
-» CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi, “Hükümetin Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sistemi Konusundaki İnadıyla Israrı Kaos Yaratacaktır” Dedi....
 -“Hükümetin getirmek istediği düzenlemeler, Anayasa'nın değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddesi kapsamına alınarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri arasında sayılan"sosyal devlet" niteliğine ağır bir darbe vuracaktır”

-“TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen tasarı, ne imzaladığımız uluslararası anlaşma ve belgelerle, ne Anayasamızla nede Türkiye gerçekleri ile bağdaşmaktadır”

-“AKP birçok önemli konuda olduğu gibi, bu konuda da uzlaşmaz tutumunu inatla sürdürmekte, halkı tahrik etmektedir” 08-03-2008

-» CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi, “Hükümetin Sosyal Güvenlik ve Sağlık Sistemi Konusundaki İnadıyla Israrı Kaos Yaratacaktır” Dedi. 08-03-2008
-“Hükümetin getirmek istediği düzenlemeler, Anayasa'nın değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddesi kapsamına alınarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri arasında sayılan"sosyal devlet" niteliğine ağır bir darbe vuracaktır”

-“TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen tasarı, ne imzaladığımız uluslararası anlaşma ve belgelerle, ne Anayasamızla nede Türkiye gerçekleri ile bağdaşmaktadır”

-“AKP birçok önemli konuda olduğu gibi, bu konuda da uzlaşmaz tutumunu inatla sürdürmekte, halkı tahrik etmektedir”

İletişim Koordinatörlüğü (Ankara) - CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi yazılı bir açıklama yaparak “Hükümetin sosyal güvenlik ve sağlık sistemi konusundaki inadıyla ısrarı kaos yaratacaktır” dedi. Selvi’nin açıklaması şöyle;

AKP iktidarı, 70 milyon insanımızı ve gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren sosyal güvenlik ve sağlık sistemini, IMF'nin isteği doğrultusunda düzenlemek için inat ve ısrarını sürdürmektedir. Hükümetin bu inat ve ısrarı yeni bir gerilim ve kaos yaratacaktır.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen bu tasarı, ne imzaladığımız uluslararası anlaşma ve belgelerle, ne Anayasamızla nede Türkiye gerçekleri ile bağdaşmaktadır. Tasarı ile getirilmek istenilen düzenlemeler, Anayasa'nın değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddesi kapsamına alınarak Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri arasında sayılan "sosyal devlet" niteliğine ağır bir darbe vuracaktır.
Toplumun bugününü ve geleceğini doğrudan ilgilendiren bu kadar önemli ve kapsamlı düzenlemelerin, istenilen yararı sağlayabilmesi sağlıklı ve kalıcı olabilmesi için mutlaka geniş bir mutabakatla yapılması gereklidir. Görüşleri, uyarıları dikkate alınmayan, işverenler, işçiler, memurlar,gazeteciler, emekliler, sendikalar, esnaflar, çiftçiler, yeni yükler getiren, kazanılmış haklarını elinden alan böyle bir düzenleme karşısında tedirginlik içindedirler. Ancak AKP birçok önemli konuda olduğu gibi bu konuda da uzlaşmaz tutumunu inatla sürdürmekte, halkı tahrik etmektedir.
Bugün ülkemizde adı konmamış ekonomik bir kriz yaşanmaktadır; AKP iktidarının, yılların kazanımları devasa varlıkları satarak ve dışarıdan gelen-gönderilen sıcak para ile ekonomide çizdiği sahte pembe tablolar dönemi artık kapanmıştır. Üretimden, yatırımdan ve istihdamdan vazgeçilmiş, koca bir beş yıl satarak ve borçlanarak geçirilmiştir. Gelinen noktada; makro ekonomik göstergeler en üst düzeyde alarm vermeye başlamıştır. İşsizlik ve yoksulluk yaygınlaşmış ve kalıcı hale gelmiştir.  Açlık ve yoksulluk sınırı altında, borcu borçla ödeyerek yaşamını sürdürmeye çalışan, bunalım içindeki milyonlar sosyal patlamanın eşiğine gelmiştir. Tüm bu nedenlerle, uluslararası normlara, adalet ve eşitlik ilkelerine uygun, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, etkin ve çağdaş bir sosyal güvenlik sistemine her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Bu da; mevcut kazanılmış hakları ortadan kaldırarak, ek yükler getirerek değil, 4-5 milyon işsize iş yaratarak, 11 milyona ulaşan kayıt dışı istihdamı kayıt içine alarak, 2 milyona ulaşan yabancı kaçak işçi çalıştırılmasını önleyerek,
Üyesi olmaya çalıştığımız AB ülkelerinde olduğu gibi prime devlet katkısı getirerek, Primleri düzenli tahsil ederek, Kurumları, fonları iyi idare ederek, kadrolaşmadan, israftan, yolsuzluklardan, usulsüzlüklerden koruyarak sağlanabilir.
Hükümet, tarafların haklı taleplerine, demokratik tepkilerini dikkate alarak, inat ve ısrarından vazgeçmeli, yanlıştan biran önce dönmelidir. Toplumun yeni gerginliklere tahammülü kalmamıştır. CHP olarak, toplumumuzu ve gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren bu çok önemli konuda da TBMM’de bilinçle ve sorumluluk içinde verdiğimiz haklı mücadeleyi sürdürmeye, sosyal tarafların, haklı demokratik mücadelelerini de sorumluluk içinde desteklemeye devam edeceğiz.”

 

 
Anasayfa arrow Parti arrow CHP Genel Başkan Yardımcısı Selvi