1.2- ÇOĞULCU TOPLUM Yazdır E-posta
1.2- ÇOĞULCU TOPLUM

1.2- ÇOĞULCU TOPLUM

a)Laikliğin Korunması

Toplum ve devlet yaşamında laiklik, Cumhuriyet’in ulusal bütünlüğün ve toplumsal barışın temel taşıdır. Laiklik korunmadan demokrasi yaşatılmaz; çağdaş toplum oluşturulamaz. Bu nedenlerle, Türkiye’de laikliğin kurucusu olan Cumhuriyet Halk Partisi için laiklik, hiçbir şekilde ödün veremeyeceği temel ilkedir.

CHP, çağdaş laiklik anlayışı ile, dini devlet işinden ayrı tutar; bütün inançların devlet önünde eşit olmasını savunur.

CHP, inanç özgürlüğünü, kişinin kutsal ve dokunulmaz hakkı sayar Bu anlayışla, devletin dinsel inançlara karışmasını değil, inanç özgürlüğünü korumasını öngörür.

CHP, din unsurunun baskı aracı olmasını da, din duygusunun ve dinsel inançların baskı altına alınmasına da karşıdır.

CHP, laikliği, bir toplumda farklı inanç özelliklerinin barış içinde birlikte yaşanabilmelerinin ortak güvencesi olarak görmektedir.

Laikliğin nihai amacı, inanç dünyasının sivil topluma devredilmesidir. Bu sürece geçerken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın farklı inançlara farklı yaklaşması; katılmak isteyen her inanca açık bir yapılanmaya yönelmesi; resmi devlet kurumunda yer almak istemeyen inançların da devletin desteğinden yoksun bırakılmaması gereklidir.

Laik düşünceye sımsıkı sarılmadan eğitim düzenini laik bir zemine oturtmadan, eğitim laikleştirilmeden, yeniliğe ve değişime açık, geleceği kavrayabilecek çağdaş bir toplum ve devlet yapısı oluşturulamaz.

CHP, eğitimin laikleştirilmesi amacıyla;

-Özel din eğitiminin etkin bir biçimde denetlenmesini,

-İmam-Hatip eğitiminin din görevlisi ihtiyacı çerçevesinde düzenlenmesini,

-“Öğretim Birliği” yasasının, özel ve resmi tüm eğitim kurumlarında işlerliğe kavuşturulmasını,

-Din derslerinin düzenlenmesinde farklı inanç ve duyarlılıkların varlığının da gözetilmesini ve sadece isteğe bağlı hale getirilmesini öngörmektedir.

Bu genel anlayış çerçevesinde, Cumhuriyet Halk Partisi ülkemizde, laikliğin her dönemde ödünsüz savunucusu olacak, bu alanda toplumumuzun güvencesini oluşturacaktır.

b)İlkeli Bir İletişim Ortamı

Bilim çağının ve teknolojik gelişmenin kendi kurallarını yaratan bir hızla, dünya ölçüsünde yayılması gerçeğini göz önünde tutarak, bunu toplum yayarına yönlendirmek, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının amacı olacaktır.

İletişim alanında özgürlüğü esas alınacak ana güvence yasaklar yerine okuyucunun ve izleyicinin vereceği kararlarda aranacaktır.

Doğru haber alma, doğruları ve gerçekleri bilme hakkı demokrasinin gereğidir. CHP, ilkeli bir iletişim ortamının bu hakkın gereğince kullanılmadan sağlanamayacağı inancındadır.

Yayınlarda sansür veya ön denetime ilke olarak karşı olan CHP, bu konuda sadece yargı denetimine bağlı kılınmasını öngörmektedir.

Şiddet öğesini sürekli işleyerek, insanın barış ve sevgi duygusunu körleştiren, insanlık onuru ve temel değerlerini yozlaştıran yayınların, iletişim kurumları arası özdenetim mekanizması ile önlenmesi hedef alınacaktır.

CHP, yerel demokrasinin gelişmesinde önemli bir işlevi olan yerel basın ve iletişim kurumlarını destekleyecek, gelişmelerini teşvik edecektir.

CHP, yönetiminde, teknolojik zorunluluklar dolayısıyla kamunun yapması gereken tercihler ve kamu tarafından verilecek önceliklerde kullanılacak ölçüler, geniş katılımcılık anlayışı ile oluşturulacak birimlerce yönlendirilecektir.

Tekelleşmeyi önleyecek yasal düzenlemeler dünyadaki örnekleri de dikkate alınarak uygulamaya geçirilecektir.

CHP, yönetiminde, kamu iletişim kuruluşlarında, toplumdaki her kesimin ve görüşün en geniş boyutta yer alması sağlanacaktır. Tüm iletişim kuruluşlarının belirli ölçülerde kültürel ve bilimsel yayında da bulunmaları amaçlanacak, bu doğrultuda özendirici önlemler alınacaktır.

c)Toplumun Yasaklardan Arındırılması

Türkiye’nin aradan geçen uzun zamana rağmen yasaklardan hala arındırılmamış olması demokrasimizin temel eksiğidir.

Cumhuriyet Halk Partisi, 1982 Anayasası veya diğer yasa ve mevzuatta siyasal ve toplumsal yaşamımıza getirilmiş olan tüm yasak, kısıtlama ve engelleri, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi anlayışıyla aşacaktır. 12 Eylül hukuk ve yönetim anlayışını tümüyle tasfiye edecektir.

CHP, toplum ve devlet yaşamında laikliğin gereği olarak 1982 Anayasası ile getirilmiş olan zorunlu din eğitimi “isteğe bağlı” hale dönüştürecektir.

CHP, öncelikle sendikalara, derneklere, kamu çalışanlarına, öğretim görevlerine ve gençlere getirilmiş bulunan siyaset yasağını kaldıracak; siyasi partiler ve seçim yasalarını çağdaş demokrasi normlarına göre yeniden düzenleyecektir.

CHP, düşünce, düşünceyi açıklama, vicdan ve inanç özgürlüklerinin önünü açacak; laik toplumun temellerini güçlendirecektir.

CHP, bilim, sanat, basın ve iletişim süreçlerini özgürleştirecek; sansüre son verecektir.

CHP, örgütlenme, dayanışma, sendikalaşma, grevli toplu sözleşme, gösteri, yönetime katılma hak ve özgürlüklerine getirilen kısıtlamaları, sivil toplum yapılanmasının önüne konan tüm engelleri kaldıracaktır.

CHP, toplumu yasaklardan arındırarak, bireyin özgürleşmesi, toplumun örgütlenmesi, siyasi yaşamın güçlendirilmesi süreçlerine katkı sağlarken; özgürlükçü çoğulcu demokrasiyi kökleştirecektir.

d)Etnik Duyarlılıklara Demokratik Çözüm

Ülkemizde farklı etnik yapıların, farklı kültür kimliklerinin varolması, varlıklarını sürdürmesi çoğulcu demokrasinin zenginliğidir. Cumhuriyet Halk Partisi, kültürel mozaiğimizin bu zenginliklerin her boyutuyla geliştirilmesini çoğulculuk anlayışının gereği saymaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti din, dil, ırk ve etnik köken temelleri üzerinde değil, siyasal bilinç ve ideal beraberliği zemininde kurulmuştur.

Bu nedenle ırk temelinde çözüm arayışlarının veya asimilasyon uygulamalarının tuzaklarından demokrasimiz kendini her zaman korunmalıdır.

CHP, uygulamaya koyacağı, “hoşgörü, demokrasi, çoğulculuk, eşitlik ve bölgesel gelişme” politikaları ile, ülkenin her yöresinde, her kökenden insanlarımız arasında toplumsal barışın, dayanışmanın, bütünlüğün ve refahın güvencesini oluşturacaktır.

CHP, her kökenden insanımızın kendi ana dillerini daha iyi öğrenebilmelerine ve geliştirebilmelerine olanak tanınmasını; her türlü iletişim ortamından bu amaçla yararlanabilmesini kültürde çoğulculuk anlayışının ve kültürel kimliğe duyarlılığın gereği saymaktadır.

CHP, Kürt sorununun da, bu anlayışla, tek seslilik ve tepki politikaları ile değil, sosyal demokrat özdeki çoğulcu politikalar ve evrensel değerler çerçevesinde aşılabileceğine inanmaktadır.

Cumhuriyetin kurulmasında, devrimlerin gerçekleştirilmesinde, ekonomik kalkınmanın başlatılmasında ve demokrasiye geçişte öncü olan Cumhuriyet Halk Partisi, çoğulculuk ve ulusal bütünlük anlayışı içinde iç barışı gerçekleştirecektir.

 
Anasayfa arrow Parti arrow 1.2- ÇOĞULCU TOPLUM