1.6- YÖNETİMİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
a) Yerinden Yönetim
Ülkede yönetim düzeninin bütünü ile yeniden yapılandırılması CHP’nin öncelikle ele alacağı konuların başında gelmektedir.
Bugünkü yönetim düzeni çağdaşlığını, etkinliğini ve işbirliğini yitirmiştir. Yönetin düzeni zaman içinde kendini yenileyemediğinden, bu alandaki çağdaş değişimleri izleyemediğinden ve özümseyemediğinden gerçek anlamı ile eskimiştir.
Yönetim yapımızdaki eskimişlik sadece gelişmede yetersizlik ile sınırlı değildir. Bunun kadar önemli bir diğer olumsuzluk da, zaman içinde “merkezci” eğilimlerin ağır baskısına ve yoğun uygulamalarına boyun eğmiş olmasıdır. Bu geriye çekici süreç sonucu; bütün gücün merkezde toplandığı, her sorunun Başkent’de çözüldüğü ya da öyle sanıldığı, merkez örgütlerinin olağanüstü büyüyüp kalabalıklaştığı, hantallaştığı, kaynak tüketici, savurgan bir bürokratik yapı ortaya çıkmıştır.
Çağdaş kamu yönetimine aykırı düşmüş, yani yönetim yöntemlerine yabancılaşmış, işlerliğini yitirmiş, tıkanmış ve kilitlenmiş bu yapının “iyileştirilmesi” şansı da kalmamıştır.
Yeniden yapılandırmanın temel hedefi, merkez yönetim örgütlerini olabildiğince küçülterek yerinden yönetimi en güçlü boyutuyla uygulamaya koymaktır.
Bu düzenleme ile, yönetim ve yetki sorunluluğunun gerçek sahibi olan halka; kamu hizmeti ile ilgili kaynak ve olanakların da hizmetten yararlanacak olan yöre insanına bırakılması sağlanmış olacaktır.
Böylece demokrasinin yerleşmesi, toplum tabanında derinliğine kökleşmesi, yaygınlaşması, halkın yönetime ve denetime doğrudan ve etkin biçimde katılması gerçekleştirilecektir.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin oluşturacağı yeni yönetim yapısı, merkez organları ile yerinden yönetim birimleri arasındaki ilişkileri dayanışma, iş bölümü ve işlerliği anlayışı ile belirleyerek bir sistem bütünlüğü ve işlerliğine kavuşturacaktır.
CHP, yerel yönetimler üzerindeki tüm vesayet yetkilerini kaldıracaktır.
Yeni yönetim yapısı kamu görevi hizmetlerini en hızlı, en ekonomik, en etkin ve yeterli biçimde ve zamanında üreterek sunabilecek güçte olacak; toplumsal gelişmeleri izleyerek, gelecekte karşılaşılacak sorunlara ve gereksinmelere hazırlıklı olabilecek, kendisini sürekli yenileyip geliştiren kurumlara sahip kılınacaktır.
CHP, yönetimin her kademesinde, açıklığın, erdemin ve dürüstlüğün güvencesini oluşturacaktır.
Yönetim erkinin hiçbir şekilde özel ve grup çıkarları için kullanılmasına izin vermeyecek, bu konu ile ilgili gerekli yasal düzenlemeleri gerçekleştirecektir.
CHP’nin yerinden yönetim anlayışı, yeni yönetim düzeni, laik cumhuriyetin, ülke bütünlüğünün, çoğulcu demokrasinin, örgütlü toplumun, bireyin gelişmesinin, insan haklarının boyutlanmasının da güvencesini oluşturacak, yollarını açacaktır.
b)Personel Reformu
Kamu personel rejimi, merkezi idarenin de yerel yönetimlerinde verimsizleşmesine ve tıkanmasına neden olan önemli unsurlardan birisidir.
Yetersiz ve tam karmaşa içinde olan kamu personel rejimi kökten değiştirecek çağdaş bir “personel reformu”, CHP’nin öncelikli hedeflerindendir.
CHP, kamu personeli reformunu aynı zamanda yönetimin yeniden yapılanmasının ön koşullarından ve ayrılmaz parçalarından biri saymaktadır.
Personel Reformu kamu çalışanlarının hukuki ve mali düzenlemelerini köktenci ve kalıcı bir yaklaşımla yenilenecektir. Bu yolla kamu çalışanlarının sendikal düzeyde etkin olarak örgütlenmesi, AT ülkeleri standartlarında grevli toplu sözleşme haklarına kavuşmaları, yönetime katılmaları, kamu görevlerinin ve hizmetlerinin en hızlı, ekonomik, etkin, yeterli biçimde ve zamanında üretilerek sunulması da kurumsallaştırılacaktır.
“Personel Reformu” ile kamu yönetimindeki yığılmaların, aşırı istihdamın, eleman ve zaman savurganlığının da giderilmesi sağlanacak; hantal yapı tasfiye edilerek, merkez yönetim kademesinin küçültülmesine katkıda bulunacaktır.
CHP’nin kamu çalışanların reformu,
-Kamu hizmetine girişte objektifliği ve fırsat eşitliğini öngören merkezi sınav uygulamasını,
-Günün gereksinmelerini karşılayacak yeni bir sınıflandırma düzeni,
-Yeni bir değerlendirme (sicil) anlayışını,
-İş ve görev tanımlarını,
-Yetki ve sorumluluğun gerektirdiği adil ve eşit ücret sağlanmasını,
-Meslek içi ve üst düzey yönetici yetiştirme programlarını da kapsayacaktır.
Memur yargılama usulleri, memurların baskı altında kalmadan çalışmalarını sağlayacak, ancak yargılamayı engelleyecek ve geciktirmeyecek biçimde yeniden düzenlenecektir.
Uygulanacak personel reformu ayrı bir düzenleme halinde, yerel yönetimleri de kapsayacaktır.
c) Yerel Yönetim Reformu
Kamu yönetimin halka en yakın kesimi, yöneten-yönetilen ikiliğini gidermek üzere doğrudan demokrasi yolunda adımlar atmak için en elverişli alan yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimde demokrasi kurallarına işlerlik kazandırıldığı oranda demokrasinin gerçekliği, yerel yönetim yetkileri genişletildiği oranda da yönetimin etkinliği artar.
CHP’nin oluşturacağı yeni yapılandırmada “yerellik kavramı” çağdaş anlayışlar ışığında yeniden tanımlanacak; yerel nitelikli hizmetlerin çerçevesi somutlaştırılacak; yerel nitelikli tüm kamu hizmetleri yetki, kaynak ve araçları ile yerel yönetimlere devredilecektir.
CHP, yerel yönetimlerin, ülkenin bütün coğrafyasını kapsaması öngörerek yeniden yapılandırılacak; yerel yönetimleri, kamu hizmetlerini ve görevlerini üretecek, yetki, güç, kaynak ve kurumlarla donatılacaktır.
CHP, yerel yönetimlerin geleneksel hizmet alanları dışında yeni görev, yetki ve sorumluluk alanlarına yönelmelerini sağlayacaktır.
Bu çerçevede, yerel yönetimlerin, temel eğitimin öncesinden başlayarak ve giderek öteki eğitim alanlarını da kapsayacak eğitim ile rehabilitasyon ve koruyucu sağlık hizmetleri yerine getirmeleri; engelliler, kimsesiz çocuklar ve bakıma muhtaç yaşlılara yönelik duyarlılık, çevrenin korunması, turizm desteklenmesi ve trafik gibi alanlarda yetki ve sorumlulukla görev üstlenmeleri hedeflenecektir.
Yerel yönetimler, bu hizmetlerin, yerine getirilmelerini sağlayacak kaynaklar ile belirli kurallar çerçevesinde vergi toplama yetkilerine kavuşturulacaktır.
Belediyeler ve Mahalle Muhtarlıkları
CHP, “Yerel Yönetim Reformu” ile; belediyelerin katılımcı, saydam ve etkin bir yapıya, hizmet üretiminde verimliliğe ve işlerinde öz denetime kavuşturulmalarını sağlayacaktır.
CHP, belediyelerin yeniden yapılanmasını gerçekleştirdiğinde;
-Belediye başkanları idari kararlarla görevden alınamayacaklar; görevden alınmalarına, yasalar çerçevesinde belediye meclisleri karar verebilecek ve bu karar İdari Yargı’nın denetimine tabi olacaktır.
-Belediye meclisleri halk adına denetim görevi yapan ve halkın eğilimleriyle isteklerini yansıtan bir kurum olarak değerlendirilecektir.
-Belediye meclisi üyelerinin sayısı artırılacak; belediye meclislerinde mahalleler muhtarları ve belediye meclisi üyeleri ile birlikte temsil edilecektir.
-Belediye meclislerinde dengeli ve yaygın bir temsil sağlayabilmek amacıyla, mahalle büyüklükleri ve sınırları yeniden düzenlenecektir. Mahalle yönetimine; yapısı, yetkileri ve sorumlulukları açısından yeni bir düzenleme getirilecek, siyasi partilerin bu görevlere aday göstermeleri sağlanacaktır.
-Kamu çalışanlarına, siyaset yapma yasağı kaldırılacak; kendi görevleri ekinde, belediye ve il genel meclislerine seçilebilmeleri sağlanacaktır.
-Belediye meclisleri yanında, meslek odalarının, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, her düzeydeki eğitim kurumlarının ve toplumsal amaçlı kuruluşların temsilcilerinden oluşan “belediye danışma meclisleri” oluşturacaktır.
-Mahallelerde oturanların katılacağı “muhtarlık meclisi” belirli aralıklarla toplanacak ve belediye çalışmaları ile ilgili değerlendirmeler yaparak, saptanan görüşleri ve istekleri belediye meclisine sunacaktır.
-Belediye meclisleri ilgilerine göre belirlenecek konularda, Belediye Danışma Meclisi’nin ve muhtarlık meclislerinin görüşlerini almadan karar vermeyeceklerdir.
-Belediye meclisleri; kentin büyümesi ve gelişmesiyle ilgili önemli yatırımlara ve uzun vadeli borçlanmalara karar verilmeden önce “halk oyuna” başvurabileceklerdir.
-Belediyelere yapılan bağışlar, saydam bir düzenlemeye bağlanacak, bu amaçla da görev yapmak üzere kurulacak “kent vakfı” projeye bağlı olarak yeni kaynak yaratma işlevini üstlenecektir. Kent Vakfı’nın yönetimi, belediye ve sivil toplum kurumlarının temsilcilerinden oluşacaktır.
-Belediyelerin gelir kaynakları geliştirilecektir. Kentlerde oluşan rant’ın bir bölümünün toplanacağı “kentleşme Formu”, Belediyelere finansman desteği sağlayacaktır.
-Belediyeler; yöre, bölge ve ülke düzeyinde oluşturacakları birliklerle, hem dayanışma ve yardımlaşma hem de ortak gereksinimlerini ve ortak sorunlarını çözebilme olanaklarına kavuşturulacaktır.
-Belediyeler, zorunlu olmadıkça işletme kurmayacaklardır. Kurulacak işletmelerin ise; yönetim, denetim ve verimliliğinin saydam bir yapı içinde izlenebilmeleri siyasi müdahalelerden arındırılmaları sağlanacaktır.
Belediyelerin zorunlu olmayan veya sosyal ve ekonomik kriterler açısından verimli olmayan hizmet ve işletmeleri özelleştirecektir.
CHP yönetiminde, belediyelerin aşırı ve siyasi amaçlı kadrolaşmadan kaçınmaları kesinlikle sağlanacaktır.
CHP, belediye meclisi toplantılarını halkın yakından izleyebilmesini, belediyelerin tüm çalışmalarını saydam bir yapı içinde görebilmesini sağlayacak ve her türlü önlemi alacaktır.
İl Genel Meclisleri ve Köy Muhtarlıkları
CHP, “Yerel Yönetim Reformu” ile, İl Genel Meclisleri’nin ve İl Özel İdaresi’nin de yeniden yapılandırılmasını sağlayacaktır.
CHP’nin asıl hedefi, kırsal alan ve kentsel alanın yerel yönetim açısından bütünleştirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak giderek bütünleşmeyi sağlayacak bir gelişme süreci izlenecektir.
CHP, birinci aşamada; İl Genel Meclisleri’nin olanaklarını geliştirecek, ilçeler düzeyinde yeni bir örgütlenme modeli deneyecek ve İl Genel Meclisleri çerçevesindeki belediyelerin hizmet açısından işbirliği yapmalarını ve organik ilişkiler kurmalarını sağlayacaktır. Bu çerçevede köyler ile belediyeler arasında bağlantı kurularak köy hizmetlerinin bir bölümü için yeni olanaklar yaratılmış olacaktır.
CHP, köy kanununu yeniden düzenleyecek, köy muhtarlığına ve köy yönetimine yeni bir anlam kazandıracak ve köylerin gelişmesine yeni ufuklar açacaktır. Bu çerçevede köy yönetimine; yapıcı, yetkileri ve sorumlulukları açısından yeni bir düzenleme getirilecek ve siyasi partilerin bu görevlere aday göstermeleri sağlanacaktır.
d) Büyük Kentler, Metropol ve İstanbul Yönetimi
Hızlı kentleşme ve büyümenin sonucu olarak, ülkemizde kentler giderek büyümektedir. Büyük kentler yanında metropoller ile İstanbul gibi kendine özgü yaygın ve karmaşık yerleşme merkezleri ve alanları oluşmaktadır.
Bu hızlı büyüme ve değişim, bu alandaki yerel yönetim modellerinin de değiştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
CHP, Büyükşehir yönetim modelinde, gerçekleştirecek hizmetlerin, hizmetten yararlananların bulunduğu kademe, yani ilçe düzeyinde verilmesi hedef alınacaktır.
Büyükşehir Belediyelerinin görevleri; genel planlama ve yatırım kararlarının alınması ve uygulanması, kentin tümüne zemin verebilecek hizmetlerin yerine getirilmesi, eşgüdüm sağlanması, merkezi yönetimle ilişkilerin sürdürülmesi ve protokol gibi hizmetlerle sınırlanacak; ilçe belediyeleri üzerinde vesayet kurulmasına olanak tanınmayacaktır.
CHP, metropol niteliği kazanmakta olan büyük kentler için, kendine özgü koşulları, sorunları ve beklentileri yanıtlayacak Metropol yönetim modellerinin özel yasalarla oluşturulmasını öngörmektedir. Oluşturulacak Metropol yönetim modellerinin, büyüme ve gelişmeye koşut olarak kendilerini yenileyebilecek bir dinamik yapılanma süreci içermeleri sağlanacaktır.
Bu çerçevede, İstanbul’a özel bir önem ve konum kazandırılacaktır. İstanbul kenti, ülkemizdeki yerleşme düzeninin en üst kademesini oluşturması yanında, ilişkileri ve etki alanlarıyla ülke sınırlarını taşan bir “Dünya Kenti” niteliğine kavuşturulacak; 2000’li yılların dünya kentleri arasında İstanbul önemli bir konuma getirilecektir.