2.3.İSTİKRAR İÇİNDE BÜYÜYEN EKONOMİ
a)Makro Dengelerin Korunması Fiyat İstikrarının Sağlanması
Yıllardır yaşamakta olduğumuz yüksek enflasyonun indirilmesi, fiyat istikrarı içinde makro dengelerin kurulması ülkemizin en temel ekonomik sorunlarından biridir.
Kronik enflasyon altında yaşayan bir ülkede, istikrar içinde kalkınma, refahın geliştirilmesi ve sosyal adalet sağlanamaz; toplum kesimleri arasında dayanışma, iç barış ve demokrasi korunamaz.
Enflasyon, ücretli kesimlerin, emeği ile geçinenlerin, sabit gelirlilerin, küçük üreticilerin en amansız düşmanıdır. Enflasyon, bölgeler ve sosyal kesimler arası eşitsizliklerin artmasına; toplumun temel değerlerinin aşınmasına; ekonomik kararlarda rasyonelliğin kaybolmasına; yatırımların, reel sektörlerin ve sanayileşmenin dışlanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, enflasyonu önlemek ve indirmek, ekonomide makro dengeleri korumak CHP’nin başlıca ekonomik hedefidir.
CHP, bütçenin birliğini aksatan, kamu harcamalarının T.B.M.M. ve Sayıştay denetimi dışında kalmasına neden olan fon uygulamalarına son verecektir.
Yaşama geçireceği sorumlu maliye politikaları, adil ve kapsamlı “vergi reformu” ve kamu kesimindeki etkinliğe yönelik “yeniden yapılanma” ile, enflasyonu indirecek, ekonomik istikrarı sağlayacaktır.
Para politikasına, istikrar içinde ekonomik büyümenin gözetilmesi gereken diğer bir önemli aracı olarak yaklaşacak; bu alanda, kararlı ve sorumlu uygulama içinde olacaktır.
CHP, Merkez Bankası’nı, ekonomik istikrar ve gelişme sürecine katkısını etkin olarak sağlayabileceği “özerk” bir kurum olarak yeniden düzenleyecektir.
b) Kamu Ekonomik Girişimciliği Reformu ve Özelleştirme
Kamu Ekonomik Girişimleri (KİT’ler), ülkemizde demokrasinin derinleştirilmesine, sanayileşmenin kökleşmesine, ekonomik ve toplumsal gelişmenin hızlandırılmasına, gelir dağılımının iyileştirilmesine, bölgeler arası dengesizliklerin azaltılmasına çok önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Ancak son yılların sanayileşmeyi, reel sektörleri ve kamu ekonomisini dışlayan politikaları sonucu, bu kuruluşlar, yenilenmeyen teknolojileri, politik müdahale ve aşırı istihdam sorunları ile verimliliklerini ve etkinliklerini, giderek, büyük ölçüde yitirmişlerdir.
CHP, uygulamaya koyacağı kapsamlı KİT reformu ile, ekonominin bu temel sorununa kararlı bir şekilde el atacak; bu kuruluşlardan verimsiz ve işlevsiz kalmış olanların yükünden ekonomimizi ve sanayileşme sürecimizi kurtaracaktır.
CHP “Kamu Girişimciliğine” veya “özelleştirmeye” ideolojik olarak bakmamaktadır. CHP için özelleştirme bir amaç değildir. Ülke ekonomisinin koşul ve ihtiyacına, ilgili sektörün ve kuruluşun niteliğine göre kullanılması gereken bir araçtır.
Bu anlayışla, CHP, KİT’lerin görev alanlarını, hızla;
-Ülke kalkınması için gerekli görülen, ancak, özel kesimin uzak durduğu yeni ileri teknoloji alanları,
-Bölgesel gelişmişlik farklarını kapatmaya yönelik tesisleri,
-Stratejik mal ve kamusal yarar amaçlı hizmet üretimi ile sınırlandıracaktır.
CHP, “KİT Reformu” ile, bu kuruluşlara açacağı, daraltılacak ancak etkinleştirilmiş görev alanı içinde çalışmalarını öngörürken; özerk yönetim ilkesi ile, kamu yararı adına “gözetim ve denetim” ilkesini en uygun dengede birleştirecek bir yapıya kavuşturulmalarını sağlayacak; politik çıkar ve fazla istihdam odağı olmalarına kesinlikle son verecektir.
Bu reform ile, görev alanı daraltılacak olan KİT’ler, “katılımcı-özerk-verimli-etkin” yapıya kavuşturulacak; iç ve dış pazarlarda “ticari şirket” statüsünde rekabet edebilmeleri, varlıklarını sürdürebilmelerinin temel koşulunu oluşturacaktır.
CHP, KİT’lerin özelleştirilmesine, ekonomide ve sanayide yeniden yapılanma, rekabeti ve verimliliği artırma, Sınai mülkiyeti tabana yayma veya teknolojiyi iyileştirme amaçları ile yaklaşacaktır. CHP, sınırlanan görev alanı dışında kalan tüm KİT ve iştiraklerini hızla özelleştirecektir.
Özelleştirme sürecinde, teknolojik yapılanma ve dış Pazar etkinliğini artırma amacıyla, gereğinde, sektörde etkin veya teknolojide öncü yerli ve yabancı kuruluşlarla ortaklıklar kurma ve ululararasılaşmadan kaçınılmayacaktır.
CHP, özelleştirmenin iç piyasalarda tekelci yapılanmalara neden olmasını sağlayacak önlemler alacak, anti-tröst yasalarını uygulamaya geçirecektir.
İşlevini tamamlamış, sosyal ve ekonomik verimliliğini yitirmiş olan kamu tesis ve işletmeleri kapatılacak; çalışanların ve ilgili yörenin bu kararlardan olumsuz etkilenmemesi için geçerli tüm sosyal ve ekonomik önlemler, işsizlik sigortası uygulaması da dahil olmak üzere alınacaktır.
CHP iktidarında, özelleştirmenin bedelini emekçiler ödemeyecektir. Özelleştirilecek işletmelerde çalışanların iş güvenceleri sağlanacak, ekonomik kayıpları tümüyle karşılanacaktır. Özelleştirme gelirleri, “iş ve ücret güvencesi” ile “yeniden yapılanma” fonlarında toplanarak bu amaçla kullanılacaktır.
CHP, özelleştirmenin hukuksal altyapısını oluşturacak; tüm özelleştirme girişimlerini T.B.M.M. kararına dayandıracak; özelleştirme sürecinin her aşamasında açıklık esas olacak gerektiğinde referandum yoluna başvuracaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi, özelleştirmeye bu duyarlılık ve anlayışla yaklaşacak; satılacak hisselerin, öncelikle çalışanlara, sektörlere doğrudan ilgili üreticilere ve kooperatiflere, uygun koşullarla devrine öncelik tanınacaktır.
c) Vergi Reformu
Ülkemizde gelir bölüşümünde adaletsizliğin, ekonomide istikrarsızlığın, gelir bütçesindeki yetersizliklerin temel nedenlerinden biri bozuk vergi düzenidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, vergi sistemine, devlete gelir yaratmanın ötesinde, demokrasi ve ekonomide sağlıklı gelişmenin, kaynakların verimli kullanılmasının, refah toplumuna hızla geçebilmenin en önemli araçlarından biri olarak bakmaktadır.
CHP, adil ve çağdaş vergi düzenine, ülkede gelir dağılımında eşitsizliklerin aşılmasının, kalkınmada bölgesel dengesizliklerin giderilmesinin, toplumsal dayanışmayı artırmanın, üretken yatırımları ve teknolojide öncü sektörleri özendirmenin, toplumsal gelişmeyle oluşan rantların topluma mal edilmesinin, dış dünyaya açılmasının önemli koşullarından biri olarak bakmaktadır.
CHP, herkesi kazanç düzeyine göre vergilendiren, emek faktörü üzerindeki vergi ve fon yükünü azaltan; gelir vergisindeki başlangıç vergi oranlarını hafifleten, asgari ücreti vergi kapsamı dışında tutan; dolaysız vergilere daha çok ağırlık veren; yaygın tüketilen mal ve hizmetler üzerindeki dolaylı vergi yüklerini azaltan; eşitlikçi, adil bir “vergi reformu”nu gerçekleştirecektir.
CHP, uygulamaya koyacağı vergi reformu ile;
-Vergi yapısını dış ekonomik ilişkilerle uyumlaştıracak,
-Peşin vergi ve geçim indirimi sisteminin yaratmakta olduğu eşitsizlik ve haksızlıkları giderecek;
-Tüm rantiye kesimlerini ve spekülatif kazançları etkin olarak vergilendirecek; kayıt ve belge sistemini yaygınlaştıracak; kayıt dışı ekonomiyi kapsama alarak vergi tabanını genişletecek,
-Kurumlar vergisinde oranları AT ülkeleri düzeyine çekerken, muafiyetleri en aza indirerek efektif vergi oranlarını artıracak; tüm sermaye kazançlarını gelir vergisi kapsamına alacak; sistemin bozulan üniter yapısını yeniden kuracak; vergi yapısının tabanını genişletecek, vergi kapsamını ve gelirlerini hızla geliştireceklerdir.
CHP, yerel yönetim etkinliği ve sorumluluğunu artırma anlayışı doğrultusunda; yerel hizmetlere bağlantılı vergileri toplama yetkisini yerel idarelere devreden, toplam vergi gelirlerinden daha büyük payı belediyelere aktaran bir anlayışı yaşama geçirecektir.
CHP, gerçekleştireceği Vergi Reformu ile, vergi idaresinde merkeziyetçiliği azaltacak; vergi idaresini teknik açıdan yüksek, rasyonel, verimli bir yapıya kavuştururken; vergi düzenini siyasi kaygı ve müdahalelerden kesinlikle arındıracaktır.
CHP, vergi sisteminde bürokrasiyi azaltacak; özellikle esnaf ve sanatkarlar açısından vergi işlem ve mevzuatını kolaylaştırıp, sadeleştirecektir.
Vergi ödeme kültürünün yeterince gelişmediği ülkemizde, CHP;
-Yıllık servet ve gider bildirimi uygulaması, çapraz denetim yöntemleri ve yaygın bilgi işlem kayıt düzeni ile vergi kaçakçılığını önleyecek;
-Vergi kaçıranları teşhir eden ve ağır cezalandıran; vergi kayıplarını artıran, vergi ödeme kültürünü zedeleyen, haksız rekabet ve kazançlara yol açan “vergi affı” uygulamalarına son veren açık ve kararlı politikaların izleyicisi olacaktır.
Serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin, vergi değerlendirmesi ve uygulaması sürecinde daha etkin bir konuma getirilmelerini öngören CHP, bu konudaki yasal ve kurumsal eksiklikleri hızla giderecektir.