3.2-SAĞLIK
a) Sağlıklı ve Uzun Yaşama Hakkı
Sağlıklı yaşam doğuştan kazanılan bir haktır. Irk, din, yöre, ekonomik ve sosyal durum farkı gözetilmeksizin, herkes sağlıklı ve uzun yaşama hakkına sahiptir.
“Ana rahminden ölüme kadar”, süreklilik içinde, bedenen ve ruhen tam sağlıklı olarak, sağlıklı çevre, ortam ve koşullarda yaşamak tüm yurttaşlarımızın hakkıdır.
İnsanlarımızın yarıya yakını sağlık hizmetleri açısından herhangi bir sosyal güvenlik sistemine dahil değildir. Kaliteli, yeterli ve sürekli sağlık hizmetinin sadece varlıklılara özgü bir hak olarak devamı kabul edilemez.
Cumhuriyet Halk Partisi, sosyal devlet anlayışının gereği olarak, ülkenin her yöresinde, bu hakkın herkese sunulmasının güvencesini oluşturacaktır.
Ülkemiz sağlık ve hizmet yatırımlarına yeterli kaynak ayırmamaktadır. Yıllık sağlık harcamalarımızın toplamı gelişmiş Batılı ülkelerin üçte biri, kamu kaynaklı harcamalarımızın toplamı ise, sadece beşte biri düzeyindendir.
CHP, uygulamaya koyacağı “Sağlık Reformu” çerçevesinde, kamusal veya özel, daha fazla kaynağın, Milli Gelirin daha büyük bölümünün sağlık sektörüne yönelmesini sağlayacaktır.
b) Sağlık Reformu
Ülkenin her yöresinde, tüm yurttaşlara, “ana rahminden ölüme kadar” yaşam boyu kaliteli sağlık hizmetlerinin sunulması Sosyal Devlet anlayışının temel ilkesidir.
CHP, uygulamaya koyacağı, “Sağlık Reformu” ile, sağlık hizmetlerini; kapsamlı ve yeterli, dengeli ve eşitlikçi, sürekli ve kaliteli bir şekilde yurttaşlarımıza sunulmasını sağlayacaktır.
CHP, ilke olarak her türlü sağlık hizmetini, talep eden tüm yurttaşlara bedelsiz sunulmasını öngörmektedir. Bunu sosyal devlet anlayışının gereği saymaktadır.
Ancak, kamusal kaynak ve hizmet alanındaki mevcut yetersizlikler dikkate alınarak;
a) Halen yurttaşlarımızın, sağlık hizmetleri açısından sadece bir bölümünü kapsayan mevcut sigorta programlarının, belirli aşamalarla, tüm nüfusa yaygınlaştırılması hedef alınırken;
b) Arzu edenler “Özel Sağlık Sigortaları” kapsamında yer alabilecek;
c) Sağlık hizmetlerinin , bir “reform” niteliğinde yeniden düzenlenmiş ve “döner sermaye” uygulamalarıyla güçlendirilmiş “sosyalleştirme” anlayışıyla halkımıza sunulması sağlanacaktır.
Hiç kimse, kendisi için gerekli sağlık hizmetinden, gelir durumu yetersiz olduğu gerekçesiyle yoksun bırakılmayacak; hiç kimse hastane kapılarına terk edilmeyecektir.
CHP, tüm yoksullara “ücretsiz sağlık hizmeti” sunacaktır. Halen Sosyal Güvenlik kapsamı dışında olan her kesimden yoksul yurttaşların tümünün, her çeşit sağlık hizmetinden ücretsiz yararlanabilmeleri için “Kapsam Dışı Ücretsiz Sağlık Hizmetleri Programı” uygulamasına geçecektir. Bu Program kapsamında ilaç bedellerinin de karşılanması sağlanacaktır.
CHP, engelli yurttaşlarımız ve özel bakıma muhtaç yaşlılara yönelik sağlık hizmetlerini de ücretsiz olarak vermeyi hedef alacaktır. Ancak maddi durumu uygun olanlardan gönüllü katkı sağlamaları beklenecektir.
CHP, Kamu kesimi Sosyal Sigortalar şemsiyesi kapsamındaki sağlık hizmetlerinin daha geniş ve kaliteli düzeye çıkaracak; Kamu kaynaklarının daha büyük bir bölümünü bu kesime aktararak, destekleyecektir.
CHP iktidarında, özel girişimcilerin sağlık sektörüne yapacağı yatırımlar gerekli ölçüde özendirilecek; özel sağlık hizmetlerinin kalite ve fiyatı Sağlık Bakanlığı’nca etkin olarak denetlenecektir. Vergi mükellefleri satın alacakları sağlık hizmetlerini, belirli standartlar çerçevesinde gelir vergilerinden düşebileceklerdir.
CHP, uygulamaya koyacağı Sağlık Reformu ile, koruyucu, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı sağlık hizmetlerinin, birbirleri ile ilişkili üç ana kademede verilmesini öngörmektedir.
CHP bugüne kadar en çok ihmal edilen, özellikle kırsal kesim ve kentlerin gecekondu bölgelerinde çok yetersiz olan “İlk Kademe Sağlık Hizmetleri” ne büyük önem verecektir.
CHP; “İlk Kademe Sağlık Hizmetleri”ni; sağlık evleri, sağlık ocakları ve yerel yönetimlerce oluşturulacak “Gezi sağlık Ekipleri” ile eksiksiz sağlayacaktır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin, ebe hemşire, sağlık memuru ve hekim eksikliğini giderecektir. Bu süreçteki geçici eksiklikler özel doktor hizmetleri ile kapatılacaktır.
İlk kademede “koruyucu sağlık hizmetleri” eşliğinde doğumla ilgili hizmetler, ana ve çocuk sağlığı, ayakta ve evde tedavi hizmetleri sağlanarak, diğer kademelerde tıkanmanın da önüne geçilecektir.
CHP iktidarında, “İkinci Kademe Sağlık Hizmetleri”, Bölge ve Merkez hastaneleri ile; “Üçüncü Kademe sağlık Hizmetleri” ise Eğitim ve Üniversite hastaneleri kanalıyla sağlanacaktır.
Özel hastanelerde bu sürece kendi ölçülerinde katkı sağlayacaktır.
Bu anlayışla, CHP, ayakta, evde, hastanede ve tıp merkezlerindeki hasta bakım hizmetlerini, birbirini destekleyecek biçimde yeniden düzenleyecektir.
CHP, “Sağlık Reformu” ile, “İkinci” ve “Üçüncü Kademe Sağlık Hizmeti” veren kuruluşları; “demokratikleştirme”, “özerkleştirme” ve “yerelleştirme” süreçleri ile yapılandırılacaktır.
CHP, kamu kesimi sağlık sisteminin ve kuruluşlarının mevcut merkeziyetçi yapıdan arındırılmasını büyük ölçüde yerelleştirilmesini amaçlamaktadır. Öncelikle, sağlık ocakları ile bölge hastanelerinin, belirli bir zamanlama ve yapılanma süreci sonucu yerel yönetimlerle ilişkilendirilmeleri hedef alınacaktır.
CHP, tüm hastanelerde yönetimlerin katılımcı anlayış ile demokratikleştirilmesini hedef alacak; Eğitim ve Üniversite Hastanelerini “yönetsel ve eğitimsel özerkliğe” kavuşturacaktır, CHP, bu hastanelerin teçhizat ve altyapı eksikliklerini giderecek, araştırma ve eğitim süreçlerini etkinliğe kavuşturacaktır.
Sosyal Sigortalar Kurumu’nun “sosyal güvenlik” ve “sağlık” hizmetleri birbirinden ayrılacak; birbirinden bağımsız etkin yapılara kavuşmaları sağlık primlerinin amacı doğrultusunda kullanımı sağlanacaktır.
Sağlık kuruluşlarının yeterli düzeye çıkarılmaları için gerekli önlemler alınacak; aralarında oluşturulacak etkin işbirliği ve iş bölümüyle yatak olanaklarından tam yararlanılmasını sağlayacaktır.
CHP yönetiminde, “Acil Servis Hizmetleri” etkinleştirilecek; günümüzde giderek daha çok önem kazanmakta olan ruh sağlığı ile “Engellilere ve Bağımlılara Rehabilitasyon Hizmet Kuruluşları” çoğaltılıp, geliştirilecektir.
Kamu sağlık kurumları ve altyapısının yatak kapasitesi ve olanaklarının her kesime eşitlik anlayışı dışında, özel çıkarlar doğrultusunda kullanılmasını engelleyici önlemler alınacaktır.
CHP, demokratik hekim, diş hekimi ve eczacı odalarının sağlık hizmetlerinden standardizasyon ve denetimi konularında aktif katkıda bulunabileceği ortam oluşturacaktır.
c) Ana ve Çocuk Sağlığı
Türkiye’de doğan her bin bebekten 146’sı 5 yaşına gelmeden, 72’si ise bir yıl dahi yaşayamadan ölmektedir. Bu konuda dünya sıralamasının çok gerilerinde yer almaktayız.
CHP, ana ve çocuk sağlığı hizmetlerinin, öncelikle “ana-çocuk” sağlığının en yetersiz olduğu kırsal kesimde etkinleştirilmesini hedef almaktadır.
CHP, son yıllarda aksayan “sağlık taramaları”na süreklilik kazandıracak; tüm çocuklara yönelik “ücretsiz” periyodik aşılama kampanyasını sürdürecek; çocuklarımızın hastalıklara karşı bağışıklık kazanmalarını amaçlayacaktır.
Çocuklarımızın ağız ve diş sağlığını önemseyecek; temel eğitimde tüm çocukların ücretsiz periyodik diş sağlığı kontrolünden geçmelerini sağlayacaktır.
Kamu veya özel tüm büyük boy tesis ve işletmelerde birinci basamak sağlık hizmeti sağlayabilecek ünite ile kreş ve emzirme odası olanakları sağlaması öngörülecektir.
d) Nüfus Planlaması
Son yıllarda nüfus artış hızının kontrol altına alınması konusunda, aile planlaması alanında belirli mesafeler alınmış olmakla beraber, uygulamalar yetersiz düzeydedir.
CHP, bu sorunun aşılmasında, genel sağlık ve eğitim düzeyindeki düşüklüğü biran önce giderici, yöresel değer yargılarını değiştirici gerçekçi bir programı, “koruyucu hekimlik” hizmetleri altında planlayarak uygulamaya geçirecektir.
Sağlık, aile planlaması, nüfus artışının sosyo-ekonomik etkileri gibi konular örgün eğitim programlarına dahil edilecek; aile planlaması konusunda uzmanlaşmış sağlık personelinin kırsal kesimde istihdamı için özendirici önlemler alınacaktır.
e) Sağlık Sektörü İnsan Gücü
Ülkemizde sağlık sektörü insan gücü sayısı yetersizdir; ülke genelinde ve sağlık kuruluşları bazında dağılımı dengesizdir. Özellikle Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu’nun mütehassıs ve pratisyen hekim açığı giderek artmakta; sağlık evlerine ebe bulunamamaktadır.
Toplum gereksinimini karşılayacak sayıda ve nitelikte hekim, diş hekimi, eczacı, hemşire, sağlık görevlisi ve ebe yetiştirilmesi; tam kuruluşlu hastanelerde yardımcı sağlık görevlilerinin eğitimi gerçekleştirilecektir.
Sağlık eğitiminde kalitenin arttırılması; çok yönlü eğitim görmüş pratisyen hekim yetişmesine öncelik verilmesi, pratisyen hekimlerin belli sürelerle büyük sağlık kuruluşlarında bilgilerini yenilemeleri amaçlanacaktır.
CHP, kamu kesimi sağlık personeline yurttaşların asgari sağlık hizmeti ihtiyacını aksatmamak kaydıyla, “sendikalaşma ve grevli toplu sözleşme” hakkını tanıyacaktır.
Sağlık sektörü insan gücünün, gönüllü olarak, yurda dengeli dağılımını, tıkanmış olan mecburi hizmet uygulamasına gerek kalmadan, özendirici maddi koşullar geliştirerek uygulanması sağlanacaktır.